Reklam
Vakıf Katılım
Tarih : 2026-08-18 11:53:28

Konut Fiyat Endeksi Temmuz ayında yıllık yüzde 25 arttı

BMD Araştırma tarafından yayımlanan Konut Fiyat Endeksi raporunda, KFE’nin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın aylık olarak yayımladığı, Türkiye’deki konutların gözlemlenebilen özelliklerinin zaman içinde kontrol edilerek kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan bir endeks olduğu belirtildi. KFE’nin baz yılının 2023=100 olduğu aktarıldı.

Konutun yatırımcısına 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla yüzde 15,8 getiri sağladığı belirtildi. BİST100 Endeksi’nin yatırımcısına yüzde 19,5 kazandırdığı, TL mevduatın ise yüzde 29,6 getiri sağladığı kaydedildi. Kur ve enflasyonun genel fiyatlar üzerinde yarattığı baskının konut sektöründe de hissedildiği ifade edildi. İnşaat maliyetlerindeki yükseliş ve talep kanadındaki oynaklıkların konut fiyatlarında yukarı yönlü ivmelenme yaratmaya devam ettiği aktarıldı. 2026 yılı Temmuz ayında KFE’nin Türkiye genelinde yıllık yüzde 25,0 artış göstererek 234,76 seviyesinde gerçekleştiği belirtildi.

Üç büyük ildeki görünüme bakıldığında, İstanbul’da önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,7 artışla 222,5, Ankara’da yüzde 26,6 artışla 261,3, İzmir’de ise yüzde 23,1 artışla 224,0 seviyelerinde gerçekleştiği kaydedildi. Yapım yılı son iki yıl olan konutlar için hesaplanan Yeni Konutlar Fiyat Endeksi’nin (YKFE) Türkiye genelinde önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,9 artışla 238,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtildi. Yapım yılı son iki yılı aşan konutlar için hesaplanan Yeni Olmayan Konutlar Fiyat Endeksi’nin (YOKFE) ise Türkiye genelinde yüzde 25,0 artışla 234,2 seviyelerinde gerçekleştiği aktarıldı.

Türkiye genelinde Birim Konut Fiyatlarının 2026 yılının ikinci çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30,6 artışla metrekare başına 51.850 TL olarak hesaplandığı belirtildi. İstanbul, Ankara ve İzmir’de birim konut fiyatlarının sırasıyla 87.153 TL, 47.263 TL ve 56.466 TL olarak gerçekleştiği kaydedildi.

Konut fiyatlarının bir önceki yılın aynı ayına göre reel olarak azalış gösterdiği belirtildi. Reel KFE’nin Temmuz ayında yıllık yüzde 5,1 azaldığı aktarıldı. 2017 yılının üçüncü çeyreğinden 2020 Ocak ayına kadar negatif seyir sürdüren Reel KFE değişiminin, 2018 yılındaki yüksek enflasyon nedeniyle dip seviyelere gerilediği ve daha sonra yükselişe geçtiği ifade edildi. Reel KFE değişiminin 2024 Şubat itibarıyla tekrar negatif tarafa geçtiği kaydedildi.

Covid-19 salgını nedeniyle ekonomideki arz ve talep kanadının ciddi şekilde etkilenmesinin ardından enflasyondaki artışın nominal fiyatlar üzerinde baskı yarattığı belirtildi. Enflasyonun yükselmesiyle hane halkının alım gücünün azalması sonucunda konutlara olan talebin ve konut sahiplerinin fiyat pazarlığı gücünün düştüğü aktarıldı. Konut fiyatlarındaki artışın enflasyona yenik düşmesi sonucunda KFE’nin uzun süredir nominal olarak yükselmesine rağmen reel anlamda düştüğü ifade edildi. 2020 Ocak ayından itibaren konut fiyatlarının reel anlamda yükselişe geçtiği, 2024 Şubat ayı itibarıyla ise düşmeye başladığı kaydedildi.

TÜİK verilerine göre GSYH’nin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüme gösterdiği belirtildi. Sektörel bazda büyüme hızlarına bakıldığında inşaat sektöründe 2022 yılında konut piyasasındaki talep düşüşlerinin yanında arz fazlalıkları, maliyetlerdeki artış ve borç ödeme sürelerinin uzaması gibi faktörlerin etkisiyle yüzde 7,1 daralma görüldüğü aktarıldı. İnşaat sektöründe 2023 yılında yüzde 7,8 ve 2024 yılında yüzde 9,3 artış kaydedildiği ifade edildi. Maliyetlerdeki artışa rağmen kiralardaki artışın etkisiyle konutun yatırım aracı olarak görülmeye başlaması nedeniyle artan talep, azalan stok ve deprem nedeniyle kentsel dönüşüm faaliyetlerinin ön plana çıkmasının Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat sektöründeki hareketliliğin sebepleri olarak gösterilebileceği belirtildi.

2010 yılından 2026 Temmuz ayına kadar TL, Dolar, Euro, Altın, BİST100 Endeksi veya konuta yatırım yaparak elde edilebilecek getiriler hesaplandığında en yüksek getirinin sırasıyla yüzde 11.807 ile vadesiz gram Altın, yüzde 5.805 ile Konut, kira getirisi ve fiyat artışları dahil, yüzde 4.214 ile Dolar vadeli mevduat hesabı ve yüzde 3.025 ile Euro vadeli mevduat hesabından elde edildiği kaydedildi. BİST100 Endeksi’nin yüzde 2.363 arttığı ve yüzde 2.320 yükselen TÜFE’nin üstünde getiri sağladığı, TL mevduatın ise yüzde 1.839 getiri ile son sırada yer aldığı aktarıldı. 2013 yılının ikinci çeyreğinden itibaren vadeli dolar mevduatı ve altının getirilerinin yakın bir seyir izlediği, 2019 yılı Mayıs ayı sonrasında trendlerin ayrışmaya başladığı belirtildi. Fed’in 11 yıl aradan sonra 2019 Temmuz ayı sonunda yaptığı 25 baz puanlık faiz indirimi sonrasında piyasa risk iştahının artmasıyla yatırımcıların taleplerini başka enstrümanlara yönelttiği aktarıldı.

Daha yüksek getiriye sahip enstrümanlara olan talep kaymasıyla dolara olan talebin düşmesi ve altına olan talebin yükselmesi sonucunda 2019 Ağustos ayında altının zirve yaptığı, doların ise negatif ayrıştığı kaydedildi. 2020 yılında Covid-19 salgını nedeniyle altın ve dolara olan taleplerde sert artışlar yaşandığı belirtildi.

2021 yılında aşılama sürecinde yaşanan gelişmeler çerçevesinde reel ekonomilerin önceki yıla kıyasla daha da canlanmasıyla yatırımcıların risk iştahının yükseldiği ve riskli varlıklara olan talepte canlılık yaşandığı aktarıldı. 2022 yılında ise Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle petrol ve emtia fiyatlarında yaşanan sert artışın küresel çapta enflasyona yönelik endişeleri artırdığı, Türkiye özelinde TL’de yaşanan sert değer kaybı ve yüksek enflasyon, inşaat maliyetlerindeki artış ve yabancı talebinin konut fiyatlarını yukarı çektiği ifade edildi.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 karabukhaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.